18 Mart 2012 Pazar

sıçtın mavisi

en sevdiğim mavi. öyle ki her sınav öncesi görmezsem bu rengi, günüm güzel geçmiyor. 
her seferinde dönem başında kendime bin kere söz veriyorum "artık derslerimi gününde yapıcam, sınavlarıma düzenli çalışıcam" diye. insan kendine verdiği sözü bir kere mi tutmaz? hadi onu geçtim, bari bir haftalığına ya da bir aylığına tutsam ya..
her gün okul dönüşü yolda diyorum ki "eve gideyim, önce yemeğimi yerim sonra da bugün işlediğimiz konuları tekrar edeyim sonra da ödevlerimi yaparım. ohh sonra da akşama kadar gelsin filmler." ama tabii ki hesaplarım hiç tutmuyor. eve geliyorum. daha üstümü değiştirmeden bilgisayarı açıyorum. hayır, anlayamıyorum ki ne zaman internet hayatıma bu kadar yapıştı, ne zamandır internet olmayınca kendimi eksik hissediyorum. aslına bakarsanız çok bir şey yaptığım da yok hani. tek esprim film falan izlemem. dizi izlemiyorum, televizyon desen 4 senedir açıp izlemişliğim dahi yok. ne yarışmaları bilirim ne de türk dizilerini takip ederim. hepi topu aklıma gelince izlediğim 3-5 yabancı dizi var. onlar da cidden keyif alarak izlediğim şeyler.
ama nasıl oluyorsa şu bilgisayarın başına oturduğum an diğer bütün şeyler önemini kaybediyor. ödevlermiş, teslim edilmesi gereken acil projelermiş hiç biri umurumda değil.
sonra tabii tüm bunların teslim zamanı geliyor ve en sevdiğim mavinin her rengine şahit oluyorum. bazen birkac gece öncesinden bazen de tam teslim gününün gecesi sabahlara kadar gözümün feri kaçmış şekilde ödev hazırlıyorum falan. sonra o gün doğumunu haber veren, o tarifi imkansız sıçtın mavisi kendini ufuktan gösteriyor. hah, tam da o zaman yakıyorum bir sigara "seviyorum lan seni" diye o efsane maviye sesleniyorum. "yıllar sonra ben üniversiteden mezun olup da işe başladığımda seni özlicem" diyorum. bu kapana kısılmış fare gibi hissetmek de bir güzel, hem yumurta kapıya dayanınca bütün algılar açılıyor. bir kere projedeki bütün yanlışları hocadan önce sen görüyorsun ama tabii düzeltecek bilgi olmaması fena. sonra şöyle eskileri düşünüyorsun da, aslında ödev için ne kadar çok boş zamanın vardı ama sen film izlemeyi seçtin. boş boş internette gezdiğin zamanlara lanet okuyorsun ama biliyorsun ki bir sonraki ödev tesliminde yine, yeniden aynı şeyleri, ne eksik ne de fazla olarak yaşayacaksın. 
insanoğlu gerçekten acayip. yaptığı hatalardan asla ders çıkaramıyor.

bir de ben hiç büyümeyeceğim galiba.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder