31 Ocak 2011 Pazartesi

ne çabuk geçiyor zaman..

daha dün buralarda "off zaman geçmiyor ya!" diye ağlanan ben değilmişim gibi geliyor :(
meğer zaman çabuk geçiyormuşta ben farkına varamıyormuşum. (aferin bana)

bugün okullar açıldı bizde. oysa tatil ne güzeldi, hiç bitmeseydi keşke. şimdi işin yoksa her gün deli gibi ders çalış, verilen konuları, şiirleri ezberle, sayfalarca ödev yap. (yazarken bile fenalık geldi!)
bir yanım seviniyor aslında yani ne bileyim ders çalışırken işe yaramanın, bir şeyler yapıyor olmanın huzurunu yaşıyorum. kendi kendime gaz veriyorum mesela. "kızım ne güzel bir şeyler öğreniyorsun! evde boş boş oturup dizileri ya da filmleri takip ederek hayatını kazanamazsın!" diyorum. diğer yanım hemen lafa karışıyor "ama ne güzel evde otururken dert yok tasa yok. karnın acıksa bile ister ye ister yeme. ekmek elden su gölden. sınırsız internetin var dilediğini izle. oha! bütün gün uyudun, kalk ortalığı temizle diyenin bile yok. her şey keyfine kalmış bebeğim" diyor.

bugün okullar açıldı hatta ders bile yapmışlar(oha, hem de ilk günden). uzun yoldan geldiğim için bugünü kendime tatil ilan edip prensesler gibi uyudum ben(sefam olsun =))
yarın gidiyim bir etrafı kolaçan ediyim ne var ne yok. kimler gelmiş? kimler hala tatil yapıyor? hocalar ilk günden neden derse başlamışlar? birileri mi kovalıyormuş? 
işte öyle bir şey.. okulda yeni dedikodular varsa geldiğimde yazarım.(nihaha)
dikkat edin kendinize (:

28 Ocak 2011 Cuma

hiç hoş hareketler değil bunlar

istisnasız herkesin kendine sakladığı sırları var. kimi sırlar önemli, kimi sırlar önemsiz. bazı insanların can dostları var sırlarını paylaşabildikleri, bazılarının akrabaları, kimisi annesiyle paylaşır, kimisi babasıyla, bazıları abisini/ablasını kendine çok yakın görür ona açılır, bazıları kilitli bir kutu gibidir kimseciklere açılmaz. 
her normal insan evladı gibi benim de sırlarım var. tabii ki devlet meselesi değil benim küçük sırlarım ama sonuçta kimsenin bilmesini istemediğim şeyler. kendimi övmek istemem ama herkesin sırrına sonsuz saygı duyarım, sırlarını  da seve seve saklarım. benimle özelini paylaşan biriyle daha sonra kanlı bıçaklı olsam bile "ayy siz bilmiyorsunuz tabii ki! onda ne sırlar var! bak şimdi mesela bir tanesi şöyle bik bik bik " diye beni öldürsen anlatmam. ya da yine kavga ettikten sonra arkasından dedikodu yapmam. biri gelip o kişi hakkında bana bir şeyler sorsa dahi cevap vermem, "biz görüşmüyoruz, arkasından ne iyi ne kötü hiçbir şey konuşmak istemiyorum, lütfen! " der geçerim. (evet, iyi bir şeyde konuşmam, ne gerek var ?)
bu kadar yazıyorum ama sebebim var. ben şimdi bir akrabamı adam yerine koymuşum, ona sırrımı vermişim, "gözünü seveyim senden başka bilen yok ağzını sıkı tut" demişim (özellikle), o ne yapmış? ilk fırsatta (aileden) kime söyleyebilir diye bir yarışa girmiş kendince! ayaklı gazete gibi kime yetiştirebilir ise kar saymış resmen. güvenimi böylesine hiçe sayan insanları sevmiyorum iste. ben nasıl herkesin hayatına saygı duyuyorsam herkeste benim hayatıma (seve seve olmaz ise başka türlü) saygı duyacak efendim! kendisinin de hayatı sırlar bakımından pek renkli. kendi sırları olmasa bile ailesinin sırları. sonuçta insanlar duysa pek hoş karşılamazlar (piçlik yaptım şu an). ben bunları küçüklüğümden beri kendi ailemin şerefi söz konusu gibi saklıyorum, kimseyle bu konular hakkında yüz-göz olmuyorum senin yaptığın terbiyesizliğe bak! 
(rahatladım lan! oh)
neyse, diyeceğim o ki, kimse bana sırları ile gelmesin bundan sonra. hep ben mi milleti idare edicem ya! biraz da benim arkamı toplasınlar bakalım nasıl oluyormuş. 

bir kin kusma seansımızın da sonuna gelmiş bulunmaktayız. emeği geçen herkese kafam girsin. (tövbe!, çok kızgınım ondan hep bunlar) 
yarın aynı saatte buluşmak üzere. dikkatli olun.

24 Ocak 2011 Pazartesi

kısır döngü

bu aralar canım o kadar çok sıkılıyor ki anlatamam. ne bir şey izlemek istiyorum ne de bir şey okumak. canım yemek yemek bile istemiyor! (ki sırf zevk için bile yemek yiyen biriyim - o popo nasıl büyüyor sanıyorsunuz =))
günüm tam olarak şöyle geçiyor; sabah kimse uyandırmadan uykumu almış olarak kalkıyorum ama daha çok uyumak istiyorum, uyuyamayınca sinirleniyorum ve güne mükemmel bir baş ağrısı ile başlıyorum. sonra boş boş yatmaktan sıkılıyorum, kalkıyım bir geziniyim diyorum, içim sıcacık yatağı bırakıp soğuk odada dolanmaya el vermiyor. zar zor bir şekilde kendimi yataktan atıyorum, evi geziyorum, ortalığa bakınıyorum (mal mal) hiçbir şeyin değişmediğini görünce hem seviniyorum hem üzülüyorum (evin içi çok boş geliyor). kahvaltı ediyim de midem bayram yapsın diyorum kendimi mutfağa atıyorum. dolabı açıp dakikalarca içindekilere boş boş bakıyorum -dolap ağzına kadar dolu olsa bile hiçbir şeyi beğenemiyorum. 

televizyonda neler var acaba diyorum sonra da "zaten 6 aydır televizyon izlemiyorsun  bir gün daha izleme, ölmezsin" diyorum, televizyonu da es geçiyorum. bilgisayarı açıyorum, takip ettiğim sitelere tek tek bakıyorum yeni neler var diye, yeni hangi filmler var diye bakıyorum (milyonlarca film arasından izlenicek bir film secemiyorum her zamanki gibi), gazetelere bakıyım diyorum (yurt dışında yaşadığım için haberleri anca internet üzerinden takip edebiliyorum) bir sürü cinayet, intihar haberleri görüyorum zaten sıkkın olan canım iyice sıkılıyor.çok fazla  e-kitap okuyorum (gelip giderken sürekli kitap tasımak zor oluyor ama kitabı ellerimde tutup saman sayfaların kokusunu içime çeke çeke okumanın tadı hiç bir yerde yok, biliyorum) yeni hangi kitaplar yüklenmiş acaba diye üyesi olduğum siteleri tek tek geziyorum. ilginç bir şeyler bulmuşsam indiriyorum bulamamışsam okuduğum kitaba geri dönüyorum.

bazen koskoca bir günü sadece bir noktaya sabitlenerek geçiriyorum bazen kitap okuyarak bazen uyuyarak. 
istisnasız her gün bu kısır döngüyü yaşıyorum!!!

noktası noktasına böyle olmasa da günlerim aşağı yukarı buna benzer geçiyor.  uzun lafın kısası, rahat bana batıyor! okullar başlasa da hızlı tempoma geri dönsem. o kadar yoğun olmaya bayılıyor değilim ama en azından günlerimin nasıl geçtiğini anlamıyorum. 

14 Ocak 2011 Cuma

Hafızam silinsin istiyorum

bayağı ciddi anlamda hafızam silinsin istiyorum! yaşadığım her şeyi iyisiyle kötüsüyle unutmak istiyorum. bazı akrabalarımla hiçbir zaman çok yakın olamadım. sevmediğimden değil, aslında sıcakkanlı bir insanımdır. hemen hemen her ortama uyum sağlarım. iyiyle iyi, kötüyle yine olurum.
şöyle dönüp geçmişime bakıyorum da, ben hiçbir zaman hiç kimse için tam anlamıyla mükemmel olamamışım. hayatım hep birilerini memnun etmek için geçmiş. hani geçen konuk oyuncu diye takılmıştım ya kendime, sadece kendi hayatımda değil başkalarının hayatında da konuk oyuncuymuşum meğersem.
şans eseri, abim/ablam gibi gördüğüm insanların arkamdan pek hoş konuşmadıklarını duydum. tabii ki ben yine bana yakışanı yapıcam, sesimi çıkarmıcam, hakkımda konuşanların önünde en tatlı tebessümümü takınıcam.
ama yine de üzülüyorum. keşke herkes verdiği değerin karşılığını alabilse. ben ki onları kendi kardeşlerinden çok önemsiyorum, onların duymadığı kadar saygı duyuyorum falan.
bak dile getirince yine moralim bozuldu :(
herkesi memnun etmek zormuş.

8 Ocak 2011 Cumartesi

Şıpsevdi

Kendim kadar şıpsevdi bir insanı ömrü hayatım boyunca tanımadım, tanımam herhalde. Gördüğüne aşık görmediğine bulaşık bir şey oldum iyice! Hayır sevme olayını geçtim, karşıdan eğer beklediğim ilgiyi alamıyorsam, hadi canım sana güle güle havalarına girmem yok mu!? 
Hayır, bir de vicdan azabı da duymuyorum. İnsanlara kendimi alıştırıyorum, sevdiriyorum sonra hadi canım bana müsade diyorum. 
Tip olarak çok akılda kalıcı süper sexi bir görüntüm yok tabii ki ehehe =)) Ama istediğim zaman çok sevimli olabiliriyorum. Onu da yeni keşfettim. 
Kesinlikle tek eşliliği savunan biri olarak benim bu hovardalıklarım ne olucak hiç bilmiyorum :(
Özellikle bu aralar bir ölüm tutturdum. Kimseyi arkamda gözü yaşlı bırakmak istemiyorum. Zaten sevgisini çok zor gösteren bir insanım. 
Her şey olacağına varır diyorum ama kendime en yakın zamanda çeki düzen vermem şart!

Mimlenmişim ^_^

sevgili princesa"Lectura beni mimlemiş. kendisine çook teşekkür ediyorum ♥ ^_^  ilk mimimi(!) yazıyorum, bak heyecanlandım elim ayağıma karıştı :/



1-) Kaç yaşındasınız ?
Dolu dolu 20 yaşındayım =)

2-)İsminizin son harfi ne ?
R

3-)En sevdiğiniz renk ?
Kırmızı eheh =))

4-)Kilonuz kaç ?
Dürüst olmak gerekirse buradaki evimde tartı yok :( 
ama 70 varımdır. :/

5-)Boyunuz kaç?
1.75.

6-)Ailenizin kaçıncı çocuğusunuz ?
2. çocuğuyum.

7-)En sevdiğiniz şarkı ?
Ana baashaq el Bahr.

8-)Sigara kullanıyor musunuz ?
Evet.

9-) Alkol ?
Çok nadir =)

10-)Sizce sarışın mı esmer mi ?
Esmer.

11-)Çayı fincandan mı içersiniz çay bardağından mı ?
Genellikle kocaman kupalarda içiyorum çayımı.  (:

bende bu ilk mimimde karalabudefteri'ni  ve caramel Donut Rochester'ı mimliyorum ^_^